Rosemary’nin Bebeği (1968)
Yeni evlerine taşınan genç bir çift, başlangıçta huzurlu görünen hayatlarının zamanla tuhaf olaylarla gölgelenmeye başladığını fark eder. Çevrelerindeki insanların aşırı ilgisi ve garip davranışları, özellikle genç kadının içinde büyüyen huzursuzluğu giderek artırır. Hamileliği ilerledikçe bedeninde ve ruh halinde yaşadığı değişimler, gerçek ile paranoya arasındaki çizgiyi belirsiz hale getirir. Eşine ve komşularına duyduğu güven sarsıldıkça, etrafında dönen olayların düşündüğünden daha karanlık olabileceğini hissetmeye başlar. Rosemary’nin Bebeği (1968), sıradan görünen bir hayatın içinde büyüyen korkuyu rahatsız edici bir atmosferle yansıtır.